Saklı Şehir Neden Battı? E-ticarette Neden Çuvalladım? (Bir Başarısızlık Hikayesi)

Bu hafta katıldığım bir panelde tanıştım Ömer Ekinci ile. Kendi blog’unda kurduğu yeni girişimin neden başarısız olduğu içten bir şekilde anlatmış.

Bir çoğumuzun hata yaparsam ne olacak sorusuna karşılık Ömer Ekinci ben hata yaptım hemde şöyle şöyle diye bir içtenlikle anlatmış. Bence ders alınması gereken güzel bir yazı. 

Saklı Şehir Neden Battı? E-ticarette Neden Çuvalladım? (Bir Başarısızlık Hikayesi)

Şener Şen filmlerinin en sevilen repliklerinden biridir. “Yaptım, ama sor ki niye yaptım?”. İlk e-ticaret denemem başarısız oldu. “Ama sorun ki niye başarısız oldu” demek yerine, mazeretler bulmak yerine kendimle konuşur gibi bir özeleştiri yapmak, bunu da arz etmek geldi içimden.

İnsan, yaradılışı gereği kendini kandırma yolunu tercih edegelmiştir. Başarılı olduğunda “Ben başardım, çünkü mükemmelim” demeyi, başarısızlık durumunda da “Başarısız oldum, ama bu başarısızlıkta benden başka her şeyin payı var..” demeyi insan oluşun zaafiyetlerine borçluyuz.Başarısızlık Zirvelerinin yapıldığı bir yılda olsak da “Başarısızlık” kavramıyla henüz barışmış değiliz. “Başarısız oldum ama” ile başlayan hiçbir cümlenin ne bize, ne de takip edip ilham almak isteyen gençlere faydası var..Aslında kendimizden başka muhatabımız yok. Aslında kimin “Ömer Ekinci çok başarılı” ya da “Ömer Ekinci çok başarısız” dediğinin hiç önemi yok. Kendisini gerçekten başarılı hisseden birine, kimin başarısız dediğinin, kendisini başarısız bulan birini de herkesin alkışlıyor olmasının önemi yok.Saklışehir iyi, kötü giderken, devam ederken, hatta bir yerlerden birileri “Saklışehir çok güzel proje, çok beğeniyoruz” derken bir gün Saklışehir’in başarılı olmadığını, hayal ettiğim gibi gitmediğini fark ettim. Eskisi gibi heyecanlaSaklisehir.com a giremediğimi hissettim. Eski enerjimle anlatmadığımı gördüm. O anda şimşekler çaktı. Saklışehir başarıya ulaşamamıştı.İki yol vardı önümde, sessiz sedasız kapatıp, hiç olmamış gibi davranacaktım. Ya da riskli yolu seçecektim. Hiç plan, program yapmadan “Saklışehir’de başarısız olduk” diye bir twit attım. Çok ilginç tepkiler geldi, “Keşke yazmasaydın” diyenler çok oldu. “Kapatmasaydın, bize satsaydın” diyenler oldu.Şimdi kısaca nerelerde, hangi aşamalarda başarısız olduğumu anlatayım.
1- Çok hassas bir noktaya dokunmuştum. Muhafazakar insanlara yönelik bir hizmet sunmak başta akıllıca gelse de muhafazakârlık bir hedef kitle profili değildi. Kime göre, neye göre, ne kadar muhafazakâr? Ya da muhafazakar olanla olmayanı ayırmak bana düşmezdi. Hataydı
2- Ciddi bir bütçe oluşturup, bir kenarda bu bütçe varken başlamamıştım. “Desnet’ten elde ettiğim gelirle Saklışehir’e can suyunu veririm, sonrasında kendi başına yürümeye başladığında da iki farklı tüzel kişilik olur” düşüncesindeydim. Belki bir mağazayı, bir restaurantı böyle kurabilirsiniz ama E-Ticaretin dinamikleri çok farklı.
3- Bir önceki maddeye bağlı olarak, Mynet’in kurucusu Emre Kurttepeli ile İTÜ Girişimcilik Zirvesi’nde panelist olduğumuz bir panelde Emre Kurttepeli “Eskiden 100 bin TL ile bir e-girişim kurabiliyordunuz, şimdi 500 bin TL olmadan başlamak manasız” dediği zaman tuhaf bir özgüvenle, sermayenin yerine yakıt olarak girişimcilik ateşini kullanabileceğimi düşünmüştüm. Tecrübeye saygı duymak gerekiyormuş.
4- Daha e-ticarette başarılı olmamışken, Desnet ve Vodera’daki ticari başarının mirasıyla Saklışehir’de 1-0 önde başladığımı zannederek, başarıyı çantada keklik sayarak yola çıktım. Daha siteyi yayına açmadan webrazzi’de röportajlarfilan… Çok uzağa gitmeye gerek yok, bir üstteki maddeye de bakarsanız, Türkiye’nin en eski internet şirketlerinden Mynet’in kurucusu ile birlikte panellere çıkmalar… O ne özgüven o?
5- E-Ticaret rüzgarı hepimizi önüne katıp sürüklediği bir dönemdi. Sırayla herkes e-ticaretçi oluyor, olmayanlar da bu treni kaçırmış gibi hissettiriliyor ve hissettiriliyordu. Üyesi bulunduğum genç girişimciler kulüplerinde sırayla herkes e-ticaret girişimcisi oldu. Şimdi o derneklerde birkaç e-ticaret sitesi hariç hepsi kapattı. Kalanlar da kimlerdi biliyor musunuz? Bu rüzgarın öncesinden beri zaten e-ticaret yapanlar.
6- E-Ticaret Türkiye için henüz çok erken ve zor. Düşünün, her gün gönderilen yüzlerce eposta arasında tüketicinizi her defasında tekrar tavlamanız gerekiyor. Tavladınız, yani eposta başlığınızı beğendi ve epostanızı açtı. Bu kez bir kampanyanızla onu yeniden tavlayıp siteye girmeye teşvik etmeniz gerekiyor. Hadi ettiniz, yüzlerce ürün/hizmet arasından ona hitap eden bir ürün/hizmeti bulması gerekiyor. Hadi buldu, üye girişi yapması gerekiyor. Şifremi unuttum vs. bir sürü tantana. Hadi üye girişi yaptı, satın alma adımlarını tamamlaması gerekiyor. Hadi tamamladı, cüzdanından kredi kartını çıkartması gerekiyor (ki bu en zor adım). Siz okurken, ben yazarken yoruldum, bir de müşteriyi düşünün.
7- E-Ticaret yapmak için ticaretin başına bir “e-“ koymakla olmuyor. Teknik olarak çok iyi bir ekibinizin olması gerekiyor. Gerek Arama motoru optimizasyonu (SEO) , gerek arama motoru pazarlaması (SEM), gerek E-mail marketing, gerekse Affiliate Marketing. Hepsine eşit derecede başarılı yürütmeniz gerekiyor. Yani aslında her e-ticaret sitesinin bir internet teknolojileri şirketi olması ya da bu alanda tam hizmet alması gerekiyor. Kısacası, gerçekten ölçekli bir iş yapıyorsanız, hazır paket yazılım almayla işin teknoloji kısmını çözmüş olmuyorsunuz. Ben teknolojik altyapıya yeterli önemi vermedim. En baştan bu yazılımları yaptırıp, sonra küçük güncellemelerle yola devam edebiliriz sandım. Ama Facebook bile 1 milyarın üzerinde üyeye rağmen kendisini her gün yenilemesi gerektiğini biliyor. Anlayacağınız, Facebook’u bir Türk, yani ben kurmuş olsaydım; yola çıktığım ilk yazılımla devam eder, 1 Yılda 500 konferans verir, 2. Yılın sonunda çalışanlarla helalleşip Desnet’in başına geri dönerdim.
8 – Gemileri yakmamıştım. Bir yandan ana şirketimiz olan Desnet’teki görevim devam ediyordu. Saklışehir’in ve benim başarılı olmaktan başka şansımız olmasaydı, belki durum farklı olabilirdi.
9 –  Bu bir yıllık süreç; Saklışehir’in kapanmasıyla son bulduğu gibi Desnet’i de fena halde ihmal ettiğimi, Saklışehir’i kapatma kararı verip esas işime döndüğüm zaman fark ettim. Allah korusun, Desnet’i de kaybedebilirdim. Saklışehir’i kapattığım günden bugüne kadar Desnet dışında başka hiçbir şey düşünmedim ve düşünmüyorum. Ve sanki görünmez bir el Desnet’e dokunmuş gibi, çok başarılı bir şekilde rüzgar aldık arkamıza, gidiyoruz. Kısacası, direkten döndük.
10 –  Kendimi doğru konumlandıramadım, benden Quizy.me girişimcisi olmazdı, San Francisco’da Startup Pitch’lerde Quizy’yi anlatan bir girişimciye hiç benzemiyorum. Keza bir eticaret girişimcisi de olmazdı benden, o teknik altyapıyı ve interneti çok iyi bilmek gerekliliği çok önemliydi. 10 yılımı verdiğim Desnet’te El Terminalleri ve Saha Satış Sistemleri satmak benim için en doğru işti ve bu işte çok tecrübeliydim, bu tecrübemi arttırmak yerine bütün deneyimimi sıfırladığım işlere girdim. Hataydı.
11 –  Ciddi bir sermaye ayırmamanın getirisi olarak yetkin, yetişmiş bir ekiple başlamadım. Daha benim doğru düzgün bilmediğim bir iş alanı olan e-ticarete, bilmeyen ama öğrenmeye aç gençlerle atıldım. Sözde onları ben yetiştirecektim. Yine o altı boş özgüvenime yenildim. E-ticaret girişimcilerinin bulunduğu ekosistemde bilinen biri olmaya güvendim herhalde. “Bakarak öğrenilseydi, kediler ciğerci olurdu” sözünü boşuna söylememişler.
12 –  Yatırım almadım, almayı düşünmedim. Zaten yatırımcı olsam, Ömer Ekinci’ye kesinlikle yatırım yapmazdım. Yatırımcı bir işe fokuslanıp çok ortalarda gezmeden o işle yatıp kalkacak girişimci ister. Bende hepsi, tam tersiydi o dönem için.
13 –   Fırsat Sektörü (Grup Satın Alma) gibi zor bir alan seçmiştim, her ne kadar niş bir iş yaptığımı düşünsem de çok zor, meşakkatli, dinamikleri çok hızlı olan bir işti. Çok yorucuydu. Bütün gücünü, enerjisini bu sektöre verip en başından beri direnenleri kutluyorum (Grupfoni, Grupanya, Şehir Fırsatı) Bence bu şirketlerde 2 sene çalışmış olanlara malülen emeklilik hakkı verilmeli.
14 –  E-ticaret bence bir ticaret yolu değil, bir borsa aracı. Büyütüp, parlatıp, yüksek rakamlara değerleyip yüksek fiyatlara satmak ve çıkmak üstüne kurulu. Büyütüp, şişirip, parlatıp satmak için de çok yüksek paraları “yakmak” gerekiyor. Yani bir anlamda borsadaki maniplasyon.. Ben çocuklara bırakılabilen, eve ekmek götürülebilen bir girişimcilik türü sanmıştım e-girişimi. Eğer zaman içinde aklıma gelenler olursa bu yazının altına yeni maddeler halinde eklemeye devam edeceğim.Şimdi ne yaptığımı da kısaca özetleyeyim.
1 –  Saklışehir’de az da olsa öğrendiğim e-mail marketingi, SEO ve SEM’i Desnet’e uygulayarak büyük bir fark yarattık sektörde
2 –  Babam, E-ticareti bırakmamdan dolayı fevkalade mutlu. Eskisi gibi üretim ile satışın adreslerini birleştirdik, artık tüm şirket tek bir hedefimiz var. O da Desnet’i kendi alanında bir numara yapmak.
3 – Desnet, E-ticareti bıraktığımızdan birkaç ay sonra Bilişim 500’de genel listede 400. , Türkiye merkezli üreticiler listesinde 34. Sırada yer aldı. Geçtiğimiz aylarda da Epson tarafından Üstün Performans ödülü aldık. Daha da ilerleyeceğiz, hedefimiz Deloitte Fast 50 ve Endeavor Girişimcisi olmak.4 –  Bundan sonra birden fazla işi aynı anda yapmamaya kararlıyım. Yeni iş fikirlerine tamamen kapalıyım. Tek işim, tek derdim Desnet’i büyütmek.Uzun bir maraton girişimcilik, başarı da başarısızlık da var, kâr zararın kardeşidir derler, başarısızlık da başarının. Bu deneyimleri samimi bir şekilde yazmaya çalıştım, umuyorum ki faydası olur.
Ömer Ekinci
 
Ömer Bey’in blog’undaki diğer yazılar için buraya tıklayabilirsiniz

4 thoughts on “Saklı Şehir Neden Battı? E-ticarette Neden Çuvalladım? (Bir Başarısızlık Hikayesi)

  1. ilker

    Samimi ve oldukça faydalı bir yazı,umarım bir gün tanışırız yüz yüze bir kahve içerkende dinlerim, var bizim elimizde de bir proje bumudur.com diye :), benzer yazı yazmama temennisiyle ,bakalım hayırlısı…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s