2016 Yılında Türkiye’nin Dış Finansman İhtiyacı

Mahfil Eğilmez Türkiye’nin bu yılki dış borç senaryosunu alternatifleri ile güzel yazmış.

Benim korkum gelişmekteki olan ülkelerdeki riskin artması ile (Türkiye’de dahil) hem gelen paranın azalması, buna mukabil faizlerin daha da artıp kredilerin geri dönüşünde sıkıntıların oluşması ile birlikte daha fazla artan faiz döngüsü sonucunda daha da artan kurla bir negatif döngüye girme durumu.

Umarım bu senaryo gerçekleşmez, ihtimali bile korkutuyor insanı.

Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.

2016 Yılında Türkiye’nin Dış Finansman İhtiyacı

2016 yılında Türkiye’nin ne kadar dış finansman ihtiyacı olduğunu hesaplamak için iki bilgiyi bir araya getirmemiz gerekiyor: (1) 2016 yılında vadesi gelecek olan dış borç miktarı. (2) 2016 yılında vereceğimiz cari açık miktarının tahmini.

Aşağıdaki tablo Merkez Bankası sitesinden alınmıştır. Bu tablo bize 2015 yılı Aralık ayı itibariyle, orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine 1 yıl kalmış olan dış borçları gösteriyor. Bu demektir ki bu tabloda yer alan miktarlar çeşitli sektörlerce 2016 yılı içinde ödenecek (ya da yenilenecek) miktarlardır.

Ekran Alıntısı2

Bu tabloya göre 2016 yılında vadesi gelecek dış borçların toplamı 172,7 milyar dolardır.

2015 yılında Türkiye 32,5 milyar dolar cari açık verdi. 2016 yılında asgari ücretteki artışların etkisiyle iç tüketimin artacağını ve dolayısıyla büyümenin biraz daha yukarı gideceğini tahmin ediyorum. Bu çerçevede 2016 yılında cari açığın 2015’deki düzeyi dolayında (33 milyar dolar) olacağını bekliyorum.

Türkiye’nin 2016 yılı döviz ihtiyacını; dış borçların ödenmesi ve cari açığın finanse edilmesini kapsayacak miktar olarak ele almamız gerekeceğine göre karşımıza (172,7 + 33 =) 205,7 milyar dolarlık bir toplam tutar çıkıyor.

205,7 milyar dolar en kötümser senaryoya göre gereken döviz miktarıdır. Çünkü bu senaryoda vadesi gelecek bütün dış borçların ödeneceği ve yeni dış kaynak bulunmayacağı varsayılmaktadır. Bu senaryonun gerçekleşme olasılığı yok denecek kadar düşüktür.

Orta senaryo; yukarıdaki tabloda yer alan dış borçlardan bankalardaki döviz hesaplarının üçte birlik bölümünün (36,2 milyar dolar) yenilenmeyeceği, geriye kalan dış borçların da üçte birlik bölümünün (21,4 milyar dolar) yenilenmeyeceğini öngören bir senaryo olabilir. Bu durumda 2016 yılında 172,7 milyar dolarlık vadesi gelecek dış borcun (36,2 + 21,4 =) 57,6 milyar dolarlık bölümü ödenecek demektir. Buna göre 57,6 milyar doları dış borç ödemelerinden 33 milyar doları da cari açıktan kaynaklanan toplam 90,6 milyar dolar dolayında yeni dış finansman bulma zorunluluğu söz konusu olacak demektir.

İyimser senaryo; 2016 yılında vadesi gelecek dış borçların tamamının (172,7 milyar dolar) yenilenmesi ve yalnızca 33 milyar dolarlık cari açığı karşılamak için dış finansman bulmak zorunda kalacağımız şeklindedir.

Gerçek yaşamda bu üç senaryodan hangisini yaşayacağımız dış gelişmelere ve iç gelişmelere bağlı olacak. Dış gelişmeler arasında Fed’in faiz kararları, ECB’nin para politikası adımları, Çin’in durumu, petrol fiyatları ve tahmini mümkün olmayan birçok siyasal ve jeopolitik gelişme yer alıyor. Bunlar bizim elimizde olan gelişmeler değil. İç gelişmeler arasında ise yapısal reformlar, ekonomik önlemler, ekonomi politikasının nasıl uygulanacağı, Merkez Bankası’nın bağımsız davranması, ekonomiyi sıkıntıya sokan, riskleri artıran siyasal ve sosyal meseleler var. Bunlar büyük ölçüde bizim elimizde. Eğer iç çekişmeleri, siyasal kavgaları bir yana bırakabilir de ekonomiye odaklanabilirsek iyimser senaryoyu gerçekleştirme şansımız artar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s