Misket

Son yazımda şarkı sözlerinin anlamından yola çıkmıştım, bugünde aynen devam edeceğiz, sadece biraz hikaye de eklememiz lazım. 

Türk düğünlerinin klasiklerinden Misket vardır, işin ilginci misketin hikayesi.

Bir köylü güzeli bir gence aşık olur. Bahçedeki misket ağacına çıkarak gencin geçişini bekler her gün. Günün birinde köyün ağası kıza talip olduğunu söyleyince genç ağanın karşısına çıkar ve kıza olan aşkını anlatır.

Ağa ile genç arasında bir müsabaka kararlaştırılır, hayatta kalan kızı alacaktır. Ağa güçlü, genç ise zayıftır. Dövüşte gencin mücadelesini gören ağa gencin hayatını bağışlar ve kızla evlenebileceğini söyler.

Tabii sonucu heyecanla bekleyen köylü güzeli kimin geleceğini misket ağacının üstüne çıkıp beklemektedir.

Ağa önde genç arkada yürümekte olunca kız önce ağayı görür ve heyecandan büyük ihtimal ağaçtan düşer ve hayatını kaybeder.

İşte meşhur misket şarkısının hikayesi böyle, sözlerinde ise hüzün bestesinde oyun var, ne kadar ilginç değil mi? Artık bu şarkıyı duyduğunuzda büyük ihtimal farklı hissedeceksiniz😀 

Misket

Güvercin uçu verdi 
Kanadını açıverdi 
Yar yandım aman ayrılamam 
Elin kızı değilmi sevdide kaçıverdi 
O benim aslan yarim 
Duvara yaslan yarim 
Neylesin duvar seni 
Kalbime yaslan yarim 
 
 
Güvercinim uyurmu 
Seslensem uyanırmı 
Yar yandım aman ayrılamam
 
Sen orada ben burda aman, aman 
Buna can dayanırmı 
Daracık, daracık sokaklar 
Yarim misket ufaklar 
Pul, pul olsun dökülsün 
Seni öpen dudaklar 
 
 
Denize dalayımmı 
Bir balık alayımmı 
Ay doğdu şafak attı 
Daha yalvarayım mı
 
Fazla uzatmayayım bitiriyorum, Edip Akbayram’ın meşhur Aldırma gönül şarkısının hikayesini merak edenler buradan okumaya devam edebilirler. 

Aldırma Gönül

Bildiğimiz en meşhur şarkılardan Aldırma Gönül aslında Sabahattin Ali’nin Sinop cezaevinde yazdığı bir şiir.

Şu an müze olarak kullanılan cezaevi denizin kenarında olduğu için dışarıda deli dalgalar, gelip duvarı yalar diyor.

Şimdi tavsiyem önce sözleri okuyun ardından dinleyin. Bakalım fark nasıl olacak😀

Aldırma Gönül

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma

Dışarıda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül aldırma

Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Mapus yata yata biter
Aldırma gönül aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah’a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma