10 Yılda Türkiye’de Neler Değişti? (Genel)

Konda Türkiye’deki nitelikli araştırma şirketlerinden birisi ve son zamanlarda çok keyifli bir anket yayınladı, 2008-2018 yılları arasında Türkiye’de neler değişti. 11 farklı konuda çok güzel sonuçlar var.

Bu yazıda bütün dökümanları paylaşacağım, sonrakilerde de parçalı olarak paylaşacağım.

Araştırmanın orjinaline bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

 

2018’in seçimleri

2018 okuma ve İzleme açısından yoğun bir yıl oldu. Seçki olarak 2017 yılına göre biraz daha daraldı kitap türü o yüzden bu yıl kitapları sadece üç grupta yayınlıyorum kurgu düz yazı, fikir ve çizgi roman şeklinde. Çok fazla detay vermemeye dikkat ediyorum ki okumanın keyfi kaçmasın. Kitaplar ve filmler 2018 yılında çıkmış değil benim 2018 yılında okuduklarım.

Kurgu kitaplar hoşuma giden roman ve hikayelerden oluşuyor.

Fikir kitapları denemelerden, aforizmalardan yani kişilerin düşüncelerinin yansıması diyelim.

Çizgi romanların eser sahipleri yaptıkları iş sebebiyle çok yaratıcı insanlar ve bir çok zaman bir çok kitaptan alamadığınız hem keyfi hem bilgiyi bir çizgi roman’dan alabiliyorsunuz. İşin üzücü yanı ise hem yapılışı zor hem de pahalı bir ürün olduğu için çok tercih edilmiyor ve meraklıların takip ettiği bir niş olarak devam ediyor.

Filmlere gelince 2018 yılında liste yapılabilecek güzellikte pek film izlemedim. Belki benim beğeni seviyem değişti belki de 2018 kısırdı. Bu sebeple beni etkileyen 5 kısa filmi paylaştım bu yıl.

Seçimlere gelince.

Kurgu Kitaplar

Fikir Kitapları

Çizgi Romanlar

Kısa Filmler

Kısa Filmler (2018)

Kısa filmler aynı çizgi romanlar gibi, uzun kitapların anlatamadığını bir kaç sayfada anlatırken çizgi roman, kısa filmde bir konuyu o kadar kısa sürede öyle güzel işleyebiliyor ki 2 saatlik filmden daha güzel olabiliyor kimi zaman 3 dakikalık kimi zaman 20 dakikalık kısa film.

Kısa filmlerin Türkçe’leri var mı bilmiyorum. O yüzden isimlerini de Ingilizce yazacağım. Türkiye’de sanırım çok popüler bil alan olmadığı için Ingilizce izlemeye devam edeceğiz gibi.

The Eleven o Clock:

Bir psikiyatrist ve bir hasta, ikiside psikiyatrist olduğunu iddia ederse ne olur😁 Hem oyunculuk güzel hem diyaloglar.

The Silent Child:

Kulakları duymayan ve iletişim sorunu yaşayan bir çocuğun yeni öğretmeni ve annesi ile hem ilişkisi hemde çıkmazın anlatıldığı empati yoğun bazen de hüzünlü film. Oscar alanlardan.

Okumaya devam et “Kısa Filmler (2018)”

Çizgi Romanlar (2018)

Çizgi Roman deyince nereden başlayacağımı şaşırıyorum😂 Bazılarında fikir müthiş oluyor bazılarında çizgi. Kiminde bir avrupa yolunda kayboluyorsunuz, kiminde günbatımının güzelliği karşısında hayran kalıyorsunuz.

Alfred:

İtalyan faşizmini yaşamış bir ailedeki iki kardeşin yıllar sonra bir araya gelişi. Çok güzel bir hikaye daha güzel bir çizim. Bitmesini istemiyorsunuz kitabın.

Kudüs Günlükleri:

Guy Delisle yaşadığı yerleri keyifli resimleyen çizerlerden. Daha önce okuduğum Shenzen, Burma Günlükleri, Pyongyang kitaplarına göre Kudüs günlükleri içeriği sebebiyle zor bir kitap. İşin ilginci din kavgalarını içermemesine rağmen kitabı okuduğumu gören önyargılı bakış attı hep😁 Kitaba gelince Kudüs’ü bir çok açıdan objektif anlatan nadir kitaplardan diyebilirim.

Okumaya devam et “Çizgi Romanlar (2018)”

Fikir Kitapları (2018)

 

Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne:

Bu coğrafyanın bir güzel şeyi varki o da çok farklı kültürlerin bir arada yaşaması. Yaşar Kemal’de Çukurova kültürünün en değerli temsilcilerinden. Bu kitapta YKY Yalar Kemal’in yazılarından bir derleme yapmış. Fikir adamının duruşunu öyle bir anlatıyor ki Yaşar Kemal 2018’de okuduğum tek kitap olsa değerdi dedirtiyor. Bu kadar ipucu yeter sanırım.

Meczup:

Halil Cibran ortadoğu’nun bazen çok sevdiği bazen nefret ettiği yazarlardan. Tabii yazılara sığ bakınca nefret kolay:) derine inmek lazım sanki. Meczup içinde 35 kısa güzel hikaye içeriyor. okuması kolay etkisi uzun olanlardan.

Okumaya devam et “Fikir Kitapları (2018)”

Kurgu Kitaplar (2018)

 

Mahalleden Arkadaşlar ve Liseden Arkadaşlar:

90’lı yıllarda ortaokul ve lise okumuş biri olarak o dönemi güzel gözlemleyen Selçuk Aydemir’in kitapları hem okuyanı keyiflendiriyor hem de eski zamanları hatırlatıyor. Bizim dönemin şarkıları da arkadaşlıkları da farklı muhabbeti varya:) muhabbet de doğru kitaplar da güzel 🙂

Mahalleden arkadaşlar küçük yaşlar, yazın çeteciliğin olduğu Kur’an kurslarına gidilen zamanlar. Liseden arkadaşlar ise aynı ekibin meslek lisesi zamanı. Selçuk Aydemir anladığım kadarıyla kendi biyografisini biraz mizah katarak anlatıyor bu kitaplarda.

 

 

Erken Kaybedenler:

Emrah Serbes bizim senaryolarıyla tanıdığımız son kazasıyla da maalesef herkesin tanıdığı biri oldu. Erken Kaybedenler kaybetmeyi keyiflendiren, hayatta hep kaybettiği için acınan erkek tiplerine keyifli ve farklı bir have vermiş diyelim. Birinin kaybından keyif alınır mı? Bu anlatım diliyle evet 🙂 Küçük hikayeler var kitapta herbirini keyifle okuyacağınız.

Okumaya devam et “Kurgu Kitaplar (2018)”

1984 reklamı

George Orwell’in olmazsa olmaz tamamlayıcısı Apple’ın 1984 reklamı. O günün büyük biraderi IBM’i hedef alıyor reklam, peki o gün statükoya o kadar karşı olan Apple şimdi sizce büyük biraderlerden biri değil mi?

Reklamı izledikten sonrası için bir iki ufak not:

Bu reklam tarihteki en etkili reklamlardan biri olarak görülüyor.

İşin ilginci sadece bir kez yayınlandı 1984 Superbowl’da

Ve daha da ilginci reklamın hiçbir yerinde Apple ürünü anlatmıyor, reklam gücünü rakipten alıyor.

 

Ey Oğul

Türk tarihinin en bilinen tavsiyelerindendir Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e Ey Oğul diye başlayan tavsiyeleri. Çok kez dinledim ve okudum ama Bilecik’e Şeyh Edebali’nin mezarına giderken tane tane dinledim ve beni benden geçirdi. Bende bütün yazıya önem versem de zamanı olmaz belki okuyanların diye kendimce en önemlileri seçtim. Tamamını okumak isteyenler buradan bütün yazıya ulaşabilirler.

Ey Oğul

Bu yolda hırs, diken; benlik ve kibir, engeldir oğul. Sakın hâ kendine takılmayasın ve kendinde boğulmayasın.
Teklik sadece Allah’a mahsustur, tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın. İşlerini ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın. Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul.
Bir dem gelir bir tekmeyle dünyaları yıkacak olursun. Bir dem gelir yerdeki karıncaya mağlup olursun.

Okumaya devam et “Ey Oğul”